Yeni Sayfa 1
AK-EL VAKFI
Kısa adı Ak-El olan Vakfımızın
kuruluş aşaması 1994 yılı içerisinde başlamıştır. 1994 yılına kadar
yöremizde ekonomik ve sosyal nedenlerle topraklarından kopup
İstanbul’a yerleşen hemşerilerimiz Sevder ve Kürecik adı altında
İki dernek kurmuşlardır Önemli günlerde bu dernekler vasıtası ile
bir araya gelmişler sıcak ilişkiler kurmuşlardır Zamanla
derneklerimizin yeterli olmayacağını düşünen kürecik Balhacı Dutlu
köyünden Sayın Münir Baloğlu öncülüğünde Akçadağ ve Elbistanlı
hemşeriler Akel vakfını kurmuşlardır.
Vakfımızın Amacı: Akçadağ ilçesi Kürecik Bucağına bağlı köyler ile
Elbistan İlçesi Gücük Bucağına bağlı Köyler ve bu bölgelerden
ayrılan bölge dışındaki hemşerilerimizin Dostlarımızın bir biriyle
Sosyal çalışmalar Yardım,Eğitim,Öğretim birlik Kültür Sanat ve
Sağlık ve spor etkinlikleri ile bireysel toplumsal iletişim ve
işbirliğini güçlendirmek kafa ve benden sağlığını geliştirmek ortam
ve imkanları hazırlamak böylelikle bireysel ve toplumsal düzeyin
yükselmesine katkıda bulunmak bu amaçlara uygun yayınlar yapmak Etkinliklere elverişli tesisler kurmak mesleki kültürel ekonomik
alanlarda sosyal dayanışmayı sağlamak ve sağlık hizmetlerine katkıda
bulunmak için kurulmuştur
AK-EL VAKFI
MİSYON VE VİZYONU
Vakfımız hepimizin
bildiği gibi vakıf senedimizde de belirtildiği üzere eğitim, sağlık
ve kültür alanında faaliyet yürütmek ve toplumun bu noktadaki
sorunlarını örgütlü bir biçimde katkı sunmak amacıyla oluşturulmuş
önemli bir kurumumuzdur.
Bu kurumumuz
oluşturulduğu günden beri yukarıda belirtirmiş olan amaçlarına uygun
son derece ciddi ve önemli birçok etkinlik gerçekleştirdiğini
biliyor ve bununla övünüyoruz. Ancak bu çalışmaların yapılmış
olmasıyla yetinmek vakfımızın hem mevcut potansiyeli hem de
toplumsal yapısı açısından doğru değildir.
Ak-el bu güne
kadar yaptıklarından daha fazlasını yapabilecek güce ve olanağa
sahip olduğu gibi daha fazlasını yapmayı önüne hedef olarak koymak
durumundadır. Bu cümleden yola çıkarak toplumun sosyal ve kültürel
alanlarda daha ileri bir noktaya taşımasını sağlamak daha gelişmiş
bir toplumsal yapı oluşturmak ak-el ‘in yapması gereken ve
yapabileceği temel amaçlar olarak almak durumundadır.
Bu anlamda
neler yapılabilir? Nasıl yapılır? Bu sorulara dair bir fikir
jimnastiği yapabiliriz. Eğitim ve sağlık alanında yapılabilecek
birçok çalışma olmasına rağmen bunları şimdilik detaylandırmanın çok
gerekli olduğunu düşünmeyelim. Çünkü bu faaliyetler önemli ölçüde
devlet tarafından yürütülmesi gereken büyük ölçekli çalışmalardır.
Kültürel alanda yapılabilecek çalışmalarda daha fazla yol
alabiliriz. Buna toplumun çok ihtiyacı olduğu ortadadır.
Bugün içinde
bulunduğu sos yo - ekonomik durumun anlaşılması ve bunun üzerinde
toplumsal sorunların belirlenmesi, bu sorunlar için neler
yapılabileceğinin ortaya konduğu bir proje çalışması yapılabilir. Bu
yolla toplumun sorunları ve ihtiyaçları açığa çıkartılır ve belli
bir sistem içinde çözülmek amacıyla gündemleştirilmelidir.
Söz konusu
sorunların neler olduğunu bilmeden herhangi bir çözüm projesi
üretmek mümkün olmadığı için öncelikle yapılması gereken sorunların
tespit edilmesidir. Ayrıca zaten yukarıda belirtildiği gibi her
sorunun Ak-el’in çözebileceğini düşünmekte doğru değildir. temsil
edilen toplumsal yapının hızla değiştiğini bundan dolayı çok çeşitli
ve karmaşık sorunlar yaşandığını düşünürsek bu yönlü bir çalışmanın
ne denli zor bir görev olduğunu görebiliriz. Buna rağmen ak-el’in
bu sorunlarla ilgilenmesi rolünü ve misyonunu yerine getirmesi
gerekli ve zorunlu hale gelmiştir.
Söz konusu
sorunların en temeli olarak toplumda ekonomik nedenlerden
kaynaklanan bir dizi sorun akla gelecektir. Ak-el bu sorunlarla
ilgilenmeli ve bunlardan doğan olumsuz sonuçlara karşı mensuplarının
çözüm üretmede yardımcı olmalıdır. Elbette bu denli büyük ve
karmaşık sorunların çözümü Ak-el’in gücünü ve olanaklarını
aşmaktadır. Toplumda yaşanan yoksulluk ve bundan doğan sorunların
kaynağı sistemdir ve çözümü de sistemle ilgilidir. Ancak buna rağmen
bir kurum olarak Ak-el’in yapacakları vardır ve ak-el bunları
yapmaya kendisini hazırlamalıdır.
Bir yandan da bu
türden çalışmalar yapılırken diğer yandan da toplumun çok fazla
ihtiyacı olan tarihsel ve inançsal geçmişimizle ilgili kapsamlı bir
çalışmanın yapılması gündeme alınabilir.Kim olduğumuz nereden gelip
nereye gittiğimiz başkalarıyla farklılıklarımız ve bunları nasıl
yaşayabileceğimiz gibi bir çok sorun günlük hayattan hepimizin
kafasına takılmakta ve bu sorulara asgari bir ortak cevap vermekte
zorlanmaktayız.Şüphesiz bu konularda herkesin tatmin olacağı ‘’EVET
ve HAYIR’’ kadar kesin ve net cevapların verilmesini mümkün olmadığı
anlarda olacaktır.Ancak bu durumda bile yapılacak olan çeşitli
çalışmalarla potansiyel seçenekler önüne konarak toplumun daha fazla
savrulmasının önüne geçilebilir.Bu çalışmalar öyle bir biçim ve
tarzda yapılmalıdır ki toplumun hiçbir bireyi kendisini yalnız
hissetmemeli,yaşadığı sorunlardan dolayı çaresizlik duygusu
içerisinde olmamalıdır.
Toplumun günlük
hayatında yaşadığı sayısız sorunla ilgilenerek onların hayatlarına
dâhil olmalı böylece toplumun şekillenmesinde rol oynamalıdır. Bu
tür çalışmalarla toplumun üzerinde bir etki oluşturarak toplumun
ortak iradesi ve geleceğe anlamlı bir taşınma sağlanabilir.
Ak-el toplumun
ve bireyleri yaşanan sosyal – siyasi ve benzeri olaylarda
yönlendiren biçimlendiren olmaktan çok aydınlatan öğrenilmesine
yardımcı olan çeşitli etkinlikler düzenleyerek onların bilgi ve
kültür düzeyinin gelişmesine katkı sunan ve bunu sürekli bir program
içinde yapan kurumsallaşmaya yöneltmek durumundadır.